MODERN DÖNEMİN AÇIK HAPİSHANESİ OKUL

Modern dönemde devletler okulları ve eğitim sistemini bir açık cezaevi gibi işletirler.

 

17. yüzyıldan beri çocuklar ve gençler artık meslek edinip iş sahibi olacağı çıraklık, kalfalık ve ustalık dönemini geride bıraktı. Çocukları işten, aileden ve meslek kuruluşlarından uzak tutuyor ve okula zorla alınır.

 

Okula alınan körpe beyinler pratik yaşamda işe yaramaz bir sürü ideolojik propaganda bilgisiyle doldurulur.

 

Okuldan mezun olduklarında artık hayatlarının en verimli çağları ellerinden alınmış oluyor.

 

Artık kendilerini büyüklere ve devlete muhtaç hissetmekten başka bir şey kalmamıştır. Zaten eğitimin amacı da üretmelerine fırsat vermeden onları yetişkin yapmak ve yetişkin olduklarında büyüklere ve devlete muhtaç olmanın dışında çaresiz bırakmaktır.

 

Okullarda en azından geçimi sağlamak için mesleki bilgiler ve meslek ahlakı verilseydi saygı duyulabilirdi. Ancak bir meslek bilgisi yerine bireyler devletlerin ideolojik ve siyasal bir yığın düşüncesini öğrenmek ve içselleştirmek zorunda bırakılır.

 

 Çocuklara sormadan okula kapatıyorlar ve onlara sorulmadan seçilen öğretmenleri yıllarca çok dikkatli dinlemelerini istiyorlar.

 

Yine onlara sormadan düzenlenmiş yığınla bilgiyi öğrenmeleri, tekrar etmeleri ve en kötüsü de bir inanç tutumunu arındıran vatandaşlık huşusuyla içselleştirmeleri istenmektedir.

 

Bunu yapmayan istediği kadar mesleki yeterlilik ve yeteneğe sahip olsun neredeyse vatandaş kabul edilmemektedir.

 

Modern devlet onlara dayattığı bu ideolojik bilgileri iş ve saygınlık elde etmeleri için bir şantaj gibi kullanmaktadır.

 

Eğitim adeta çocuklar yaramazlık yapmasın diye uzatılmaktadır. Catherine Baker “çocuklarımızı neden hapsediyoruz?” diye sorar ve suçluları neden kapatıyorsak onun için kapatıyoruz hapishaneye, der.

 

Çünkü çocuklar kapatılmaz ise büyüklerin istemediği şeyler yapacaklardır. Onlara küçük yaştan itibaren ne devlet, ne iletişim araçları ne de ebeveyn bir ahlak eğitimi vermemektedir.

 

Ahlaktan yoksun bırakılan çocuklar ve gençler elbette büyüklerin istediği şeyleri değil kendi hoşlarına ve hazlarına gideni yapacaklardır.

 

İşte bu nedenle uzun yıllar zorunlu tutulan eğitim süresince aslında çok ciddi bir içerikle öğrenci karşılaşmaz.

 

Yaklaşık yirmi yıl okullarda “tutuklu” kalan öğrenciler ortalama yetmiş yıllık yaşamın neredeyse üçte birini “iş bulma” vaadiyle “yaramazlık” yapmaması için alıkonuluyor. Aile, öğretmen, devlet ve eğitim bilimciler bu “kapatma” sürecini el birliğiyle yönetmektedirler.

 

Peki yaklaşık yirmi yıl süren bir eğitimde yaşama dair ne var? Herkes bilir ki bırakın ilk, orta ve lise eğitiminde üniversite eğitiminde öğrenilen şeyler bile pür mesleki olsa bile o kadar işe yaramamaktadır.

 

Örneğin herkes bilir ki mühendislik eğitimi alan kişiler asıl mühendisliği alanda öğrenmektedir. O da bir eğitim süresi kadar zaman alan bir süreçtir. Peki o zaman eğitim mesleki olarak da işe yaramıyorsa burada öğretilen daha önemli bir şey var mıdır? Okulda öğretilen propaganda ve ideoloji eğitimidir. İdeoloji eğitimi konusunda okulun kısmen başarılı olduğunu söylemek mümkündür.

 

Eğer eğitim süresince bireye evrensel değer ve ahlak ilkeleri doğrultusunda bir ahlak verilmiş olsaydı ideolojik devletlerin öğrettiği bir çok bilgi anlamsız olurdu. Çünkü devletler çoğunlukla, insanlık yararı yerine ulusal çıkarı, eşitlik ilkesi yerine ulusun üstünlüğünü ve asaletini, tarihsel olarak kendi milliyetini ön planda tutmayı, barış yerine “savunma amaçlı” savaşı vs. telkin eder.

 

Böyle bir eğitim yoluyla dünyaya gelen çocuklar kendi yaratılış amaçlarına yabancılaştırılarak en derin asimilasyonlar gerçekleştirilmektedir.

 

Müslüman toplumlar insanı “devlet” ve “ulus” için araçsallaştıran bu “modern eğitim” sistemi yerine kendi “insan” tanımını yaparak kendi eğitim paradigmasını oluşturması gerekir.

 

Aksi durumda ister radikal, ister tasavvufi olsun hangi tarzda bir İslam yorumuna sahip olursa olsun modernizmin “araç insanı”nı üretmekten başka bir şey yapamayacaktır.

Mustafa Çevik

You may also like...

Bir Cevap Yazın