IRKÇILIK ÜZERİNE… (Tıkla)

Övünecek başka bir şeyi olmayan acizler ırkları, dilleri ve renkleri ile övünür. Dikkat ettiniz mi? Üçü de kişiye doğuştan VERİLEN şeylerdir. Ama insanlara baktığınız zaman öyle ateşli savunuculardır ki, sanırsınız bütün ömrünü bunları kazanmaya vermiş, emeği ile, alnının teri ile kazanmış. Hangi kelimeler ile anlatayım bilmiyorum ama insanın cahilliğinin zirvesinde olması lazım. Bu üçü de doğuştan olduğuna göre herhangi bir ırk dil renk başka bir dil ırk ve renkten üstün olabilir mi? Sözü aşağıdaki alıntıya bırakıyorum…

 

“Tarih dersi öğretmenim sürekli olarak, neredeyse her gün: ‘İsmini tarihin sayfalarına altın harflerle yazdır. Burada olduğuna dair bir iz bırak’ der dururmuş. Onun dersine girdiğim ilk gün… Tabi öğretmenler ilk ders günlerinde öğrencileri etkilemek için ellerinden gelenin en iyisini yapar. Çünkü ilk izlenim, kalıcı olan izlenimdir. Bu yüzden o; ilk dersinde performansının zirvesindeydi. Konuşmuyordu, adeta gürlüyordu. Yine aynı şeyleri söyleyince dayanamayıp ayağa kalktım ve dedim ki: ‘Çok fazla gürültü çıkarıyorsunuz. Burada yalnızca kırk tane öğrenci var. İsminizi bu sınıfın duvarlarına, sıraların üzerine mi yazdırmak istiyorsunuz? Sanki on binlere konuşuyormuşsunuz gibi gürültü çıkarıyorsunuz. Ve ben birkaç şey sorabilir miyim? Öncelikle, ben altın harflerle yazılmış hiçbir tarih kitabı görmedim. Şimdiye kadar yaşamış kimsenin ismi altın harflerle yazılmadı. Bunu bana mı öneriyorsunuz? Hem ismim altın harflerle yazılsa bile, ben onu görebilmek için orada olamayacağım ki… Öyleyse; ismim altın harflerle yazılmış ya da yazılmamış bunun ne önemi var? Hem ben bu dünyaya isimsiz olarak geldim. İsmim; bana bir başkası tarafından verilmiştir. İsim keyfidir, benim değildir. İsmim bile bana ait değilse; ismimin tarih kitaplarına yazılmış ya da yazılmamış olmasının bir önemi yoktur. Bir de şu var: ‘Burada olduğunu kanıtla, bir iz bırak’ diyorsunuz. Bunu diyerek yalnızca bir köpek gibi konuşuyorsunuz.’ ‘Ne?’ dedi. Dedim ki: ‘Evet doğru işittiniz. Çünkü köpekler; bulundukları yerlere izlerini bırakır. Bir bacaklarını kaldırırlar ve izlerini oraya bırakırlar. Ve ben bunu basit bir biyolojik gerçek olarak belirttim. Bilim insanlarına: ‘Köpekler neden böyle yapıyor’ diye sorabilirsiniz. Onlar iz bırakırlar: ‘Buradaydım ve burası benim alanım’ diye… İşerler ve tarih yazarlar.’ Fakat tüm politikacıların yaptığı da budur. Onlar da işer ve ardından düşünürler ki; tarihe altın harflerle ismimizi yazdırdık. Evet, çiş biraz sarıdır ama: ‘Altın rengindedir’ diyemem; çünkü abartmış olurum. Köpeklerin: ‘Burası benim alanım’ diye; varlıklarını ve burada olduklarını belirtmek için bıraktıkları tüm bu izler çok berbat kokuyor. Öğretmenime dedim ki: ‘Tüm tarihiniz kokuyor, tüm politikacılarınız da… Lütfen şu gürültüyü kesip, bize anlamsız şeyler anlatmaya bir son verin. Geçmişteki ahmakların hikâyelerini anlatıyorsunuz sadece… Ve bu listeye eklenemediğimiz için de bizleri affedin.’…”

You may also like...

Bir Cevap Yazın