Hayrullah Taş Kimdir?

Processed with MOLDIV

“İki tercihim vardı – ya postane de kalıp kafayı yiyecektim ya da yazarlığa terfi edip açlıktan ölecektim… Ben açlıktan ölmeyi tercih ettim.”
*Bukoswki

“İki yüreğim olmalıydı. Birincisi duygusuz, ikincisi ise her zaman sevdalı. Hangi güzel için atıyorsa ona verirdim ikinciyi. Öbürüyle de mutlu yaşardım.”
*Amin Maalouf

“Entelektüelin kendini yaşadığı topluma yabancı hissetmesi ahlâki sorumluluğudur.”
*Theodor W. Adorno

“Vicdan azabı değil, bilinç azabı çekiyorum.”
*Fernando Pessoa

“Ne kadar param varsa o kadarlık yaşarım.”
*Ahmet Altan

“Yolda yürüyoruz diye asfaltı eleştirme hakkı elimizden alınamaz.”
*İsmet Özel

“Düşüncelerine katılmıyorum, ama senin düşüncelerini savunma hakkını sonuna kadar destekleyeceğim”
*Voltaire

“Sık sık yolumu şaşırdığımı düşünüyorum: Eski hedefler artık işe yaramıyor ve yenilerini de bulacak halde değilim. Hayatımın nasıl aktığını düşündükçe kendimi ihanete uğramış veya oyuna gelmiş gibi hissediyorum; sanki göklerdeki birileri bana bir oyun oynuyor, sanki bütün hayatım boyunca yanlış melodiyle dans edip durmuşum.”*Irvin D. Yalom

“Bir süre sonra insanlar pek de umurunda olmuyor. Kimseyi değiştirmeye çalışmıyorsun. Kimin ne düşündüğünü, kimin ne yaptığını umursamıyorsun. Yorulunca kendi kabuğuna çekilip o küçük dünyanda yalnız yaşamayı öğreniyorsun. Anlık mutluluklar yaşayıp derin hüzünleri tek başına atlatmayı öğrendiğin vakit kimseye de ihtiyacın olmuyor. Siz buna yalnızlık diyorsunuz ben ise huzur.”
*Dostoyevski

”Ben sizden de değilim, diğerlerinden de; Ben, ölüme dair yemin etmeyenlerden, tehdit savurmayanlardan, dinini ve ırkını aklının yerine koymayanlardanım. Ben hâlâ şiir okuyanlardanım. Ben ölürken vatanını yahut dinini değil, “sevgiliyi” düşünecek olanlardanım. Sormak istersen..?”
*Gabriel Garcia Marquez

“Neden üniversitede okuyorum?” diye sormuştu. Hemen, “Kapitalist topluma, yetenekli olduğumuzu göstermek için.” diye karşılık verdim. Kendimi tutmasını bilmezdim.
*Oğuz Atay

“Şimdiye kadar en doğru, en şüphe götürmez olarak kebul ettiğim şeylerin hepsini, duyulardan veya duyular yoluyla öğrendim, halbuki bu duyuların bazen aldatıcı olduklarını kendim tecrübe ettim bunun için bizi bir defa aldatanlara hiçbir zaman tamamıyla güvenmemek tedbir gereğidir.”
*Descartes

Gazete yığınına işaret ederek “Hangisine inanacağız?” diye sormuştum babama bir gün. Gazetesinden başını kaldırmadan şöyle yanıt vermişti:” Hiçbirine ve hepsine. Hiçbiri sana bütün gerçeği aktarmaz ama her biri kendi gerçeğini yansıtır. Hepsini okursan eğer ve ayırt etme yeteneğine sahipsen, işin özünü anlarsın.”
*Amin Maalouf

“Ben hikmet ehliyim, siyaset ehli değil. Dünyaya bulaşmadım, öğretmenliği ve sessizliği seçtim. Onlar altın topladılar, ben hazine buldum. Onlar lezzet ve zevk aldılar; ben ise gam ve keder. Onlar yaşayanlara bağlandılar, ben yaşama. Onlar elbiselerine sığmayacak kadar şişmanlarken; ben içim içime sığmayacak kadar âşık oldum. Onlar özgürlüğe ihanet ettiler, ben özgürlüğe vefalı kaldım. Onlar, kalabalıkta birbirlerine yabancıyken, biz yalnızlıkta birbirimizi tanıyoruz.”
*Ali Şeriati

“Soluk aldığım ve aklım başımda olduğu sürece felsefeyle uğraşmaktan, size öğütler vermekten ve tanıdığım herke­se doğruyu anlatmaktan asla vazgeçmeyeceğim. Evet baylar, beni beraat ettirseniz de ettirmeseniz de, yüz ke­re ölmem gerekse bile bilin ki davranışlarımı değiştirme­yeceğim.”
*Sokrates

“Ben elimle nişan almam. Her kim eliyle nişan alıyorsa, amacından sapmıştır. Ben gözümle nişan alırım. Ben elimle ateş etmem. Aklımla ateş ederim. Ben silahımla öldürmem. Kalbimle öldürürüm.”
*Silahşör

“Felsefe kitapları okumayı denedi. Bir süre sonra, iki kere ikinin dört olduğundan kuşkulanmaya başladığı için bıraktı.”
*Oğuz Atay

“Hayat bir arayıştır, sürekli bir arayış, ümitsiz bir arayış; arayanın ne aradığını bilmediği bir arayış. Aramak için çok derin bir içgüdü var, ama insan ne aradığını bilmiyor. Ve öyle bir zihin durumu var ki, eline geçen şey ne olursa olsun, seni tatmin etmiyor. Hayal kırıklığı insanın kaderiymiş gibi görünüyor; çünkü ulaştığın şey, ona ulaştığın anda anlamsızlaşıyor. Yeniden aramaya başlıyorsun.”
*Osho

“Nietzsche’den beri biliyoruz ki, değersiz görme bir bilgi aracıdır ve alışıldık değer hiyerarşileri sarsılmadan bilginin sırları ifşa edilemez.”
*Michel Foucault

“Taraftarlık nerede olursa olsun, yanıltıcıdır, yıkıcıdır, yakıcıdır. Mümin olan, hak, düşmanının elinde de olsa hakkın yanında durur. Yalanı yanlışı kendi elinde bulsa da yanlışın karşısında yer alır. İnanan insan, her insanda bir orijinallik arar, her sözde bir tazelik keşfeder. Sığ düşünmelerin perdesidir taraftarlıkların hepsi. Taraftarlık amigoların işidir, slogan amigoların ağzına yakışır.”
*Senai Demirci

“İki farklı aydın; birinin söylemi açıktır, dogmatik değildir; kendisini mutlak ve nihai görmez ve kendisini gerçeği temsil ettiğini ifade etmez, kendi yapısı içinde eleştirel,varmış olduğu sonuçları aşabilme kapasitesini taşırken , diğeri ise; söylemi kapalı, dogmatik, mutlakçı, kapsamlılığı ve bütüncüllüğü içerisinde mutlak bir hakikatin savunuculuğu düşüncesini taşır.”
*Nasr Hamid Ebu Zeyd

“Artık körü körüne eleştirenler ile körü körüne savunanları aynı kefeye koyuyorum. Fanatiklere nefes tüketmemek gerektiğinin farkındayım.”
*Serhat Yabancı

“Gittikçe felsefenin armağanı olan ümitsizlikle ve irfanın hediyesi olan dertlerle tanışmaya başladım. Ama doluydum, boş değildim ve işimin çok zor olduğunun bilincindeydim. Derdim oldukça fazlaydı ve her türlü zevk, sevinç ve mutluluktan mahrumdum, ama bunu anlamam da önemli bir şeydi. En azından ahmak değildim.”
*Ali Şeriati

“Denizlerin kıyısına oturmuş, yüzyıllardır güneşin ateşi altında susuz kalmış, ama gururu yüzünden su içmek için denize baş eğmemiş bir çöl çocuğu.”
*Ali Şeriati

“Dediler biat et! Etmedim. Dediler kal! Kalmadım. Dediler iste! İstemedim. Eziyet ettiler, beni esir edip adsız kıldılar, adımı kötüye çıkardılar, yoksun bıraktılar. Böylece teslim almak istediler, teslim olmadım; boyun eğdirmek istediler, boyun eğmedim; oldurmak istediler olmadım; gurbette kalıcı olmamı, geceye alışmamı istediler. Kalbimi kendisiyle tanışık bulduğum o bilinmez, kalbimin yabancısı olduğu bu tanıdıklarla kalmama engel oldu.”
*Ali Şeriati

“Sen de biliyorsun ki benim bunca dünya nimeti arasında kendim için seçtiğim ve sevdiğim tek şey yalnızlıktır.”
*Ali Şeriat

“Aşık olmayı denedim, hemde bir kez değil iki kez. İnanın bana korkunç acılar çektim. Ruhumun derinliklerinde, çektiğim acı ile alay eden bir ses işittiğim halde acı çekmeye devam eder, üstelik deli dolu aşıkmışım gibi kıskançlık krizleri geçirirdim. Bunların hepsinin sebebi can sıkıntısıydı baylar, emin olun can sıkıntısı…”
*Dostoyevski