GEÇMİŞİ BIRAKMAK SANA ÇOK ZOR GELİYOR

image

“Sahte din adamları ne yaptıklarının tamamen farkındadır. Kandırıyorlar seni, baskı altında tutmak istiyorlar. Geçmişte, geleneklerde, adetlerde takılıp kalmanı istiyorlar. Senin tüm bu saçmalıklara isyan etmeni engelliyorlar. Politikacıların ve statükonun ajanlarıdır onlar… Daha iyi bir dünya, daha iyi bir insanlık için meydana gelecek bir devrimin aklından bile geçmesine izin vermezler. İnsanlıkla filan ilgilendikleri yoktur onların… Bana göre hakiki dindar isyankârdır ve onun dini ise bu gibi şeylere olan isyandır. Toplum; seni küçüklüğünden beri hipnotize etmiştir ve sen o vakitlerde neler olup bittiğinin farkında bile değilsindir. Büyüdüğündeyse için çöplerle doldurulduğundan nelerin döndüğünü idrak edecek bir hâlde değilsindir. Şimdiyse tüm o çöplüğü sanki bir hazineymiş gibi taşıyıp duruyorsun. Onları kaybedersen boşlukta kalacağından korkuyor ve: ‘Herhangi bir şey, hiçbir şeyden daha iyidir’ deyip duruyorsun. Ve tüm o çöplüğün kokusuna alışıvermişsin belki de yalnızca alışmakla kalmamış o kokuyla büyülenmişsindir de… Bir öykü hatırlıyorum. Kasabaya yakın bir köyde yaşayan balıkçı bir adamın eşi hakkındaki bir öykü… Kadın; o günün balıklarını satıp akşam eve dönerken, yolda çocukluk arkadaşıyla karşılaşıyor ve arkadaşı ona: ‘Yakında buralardan taşınıyoruz. Bu geceyi bizimle geçirmen bizi çok mutlu eder, yarın sabah da geri dönersin’ diyor. Balıkçının eşi daveti kabul ediyor. Davet edildiği güzel ev; güzel kokulu çiçeklerle dolu bir bahçe içindeymiş. Ev sahibi balıkçının eşini en iyi şekilde ağırlamış, gece yatacağı yatağa mis kokan gül yaprakları serptirmiş. Fakat balıkçının eşi; gece yatakta sağa sola dönmüş, oflamış puflamış ama bir türlü uyuyamamış. Sonunda odaya gelen hizmetçi: ‘Bir sorun mu var? Her şeyin elimden geldiğince rahat olmasına özen gösterdim. Fakat gece boyunca uykusuz kalmanıza gönlüm el vermez’ demiş. Kadın biraz utanarak hizmetçiye: ‘Lütfen beni affedin ve elbiselerimle, balıkçı kovamı geri verin. Balık kokusu olmadan uyuyamam ben… Ve lütfen şu gül yapraklarını kaldırın. Beni çok rahatsız ediyorlar’ demiş. Gül yaprakları kaldırılmış, kadına balıkçı kovası geri verilmiş. Kadın yatağın yanında balık kovası, yüzünde iş elbiseleriyle horuldayarak uyumaya başlamış… Balığın kötü bir kokusu vardır ama ona alışmış olan balıkçı bundan etkilenmez. O; balık kokusundan daha iyi bir koku bilmiyordur. Senin için de aynısı geçerli… Geçmişte dayatılanları bırakmak sana çok zor geliyor. Her an geçmişi bırak… Tıpkı her sabah yuvanı temizlediğin gibi her an içsel yuvanı geçmişten temizle…” ~

Alıntı

You may also like...

Bir Cevap Yazın