EBU HANİFE’Yİ KİMLER TEKFİR ETTİ?

Günümüzde Müslümanlar farklı Mezheplere bölünmüş vaziyetteler. Yine bu Mezheplerin içerisinde yüzlerce ayrı fırka, tarikat ve cemaat bölünmesi de işin cabası. Kur’anda “Hep birlikte Allah’ın ipine(Kur’ana) sımsıkı sarılın ve parçalanıp, bölünmeyin…” diyen Allah’a rağmen bu çarpık tutum ve Kur’ana muhalif bu uygulamalar günümüzde Müslümanların içine düştüğü açmazı, parçalanmışlığı ve zilleti adeta gözler önüne sermektedir. Mezhepsizlik insanlara bir küfür aracı olarak kullanıldığından beri artık Mezheplilik bir İman esası haline gelmiş, ben bir Mezhep kuruyorum diye yola çıkmadıkları halde İmamlar Mezhep İmamı, verdikleri fetvalardan oluşturulan kitaplar ise Hak MEzheplerin kitapları kabul edilmiş dahası bu kitaplar da Allah’ın hükmüne eş ve ortak kabul edilmiştir.Hadis kelimesine ise öyle bir anlam yüklenmiştir ki sanki Peygamberimizden asırlar sonra toplanmamış, sanki insan sözü değil de Allah sözü imiş ve kesin doğrularmış gibi öyle bir algı ortaya konmuştur ki geçen uzun zaman diliminde Hadis adı altında yığınla rivayet uydurulmuş, bunlar Peygamberimize atfedilmiş veEmeviler döneminde, sonraki süreçte bunlar adeta resmi bir devlet prosedürü şeklinde sistematik olarak, baskı ve zulümle yerleşik hale getirilmiştir.

İşte böylesi bir dönemde Ebu Hanife çıkmış ve bugün bizlerin de savunduğu gibi Allah Rasulü Kurana muhalefet etmez diyerek uydurma rivayetleri reddetmiş ve Kur’an kaynaklı bir bakış açısını ortaya koymuştur. Fakat bugün bizlerin yaşadığı ve o günde Ebu hanifenin yaşadığı değişmez bir durum vardır. Kendisi Tekfir edilmiş, Peygamber düşmanı ilan edilmiş, her türlü hakarete maruz kalmıştır.

İşte bugün bu konu hakkında bilgisi dahi olmayan cahil bırakılmış çok büyük yığınlar var. Birbirini tekfir eden Mezhep İmamlarının hepsine Hakk demek, Ben Hanefi mezhebindenim dediği halde Ebu Hanifeyi sapık ve kafir ilan eden Buhariyi el üstünde gül tutmak nasıl bir mantıkla izah edilebilir ki ?

HEM EHLİ SÜNNET/HADİSÇİ HEM HANEFİ OLANLARIN ÇELİŞKİSİ!!!

EBU HANİFE BUGÜN YAŞASAYDI KUR’AN’A UYDUĞU İÇİN HER HADİSE İNANMADIĞI İÇİN EHLİ SÜNNET HOCALARININ REDDİYELERİNE VE HIŞMINA UĞRARDI!

İMAMI AZAMIN HADİS ANLAYIŞI

Ebû Hanîfe rey ehli olarak bilinir, hadisleri sadece senet ve rivayet açısından değil, anlam açısından da kritiğe tabi tutar. Mana açısından Muhammed’e (a.s) atfedilemiyeceğine inandığı hadisleri kabul etmez ve bu hadislere aykırı fetvalar vermekten çekinmez. Bu şekilde 200 kadar hadise aykırı fetvası bilinir ve bu yüzden hadisleri dinde “mutlak nass” gören hadisçiler tarafından şiddetle tenkit EDİLMİŞTİR.

”Tekzip etmek, ancak “Ben Hz. Peygamber’in sözünü yalanlıyorum,” diyen kimsenin yalanlamasıdır. Lâkin bir kimse “Ben Hz. Peygamber’in söylediği her şeye iman ederim, fakat o kötülük yapılmasını söylemedi, Kur’ân’a da muhalefet etmedi” derse, bu söz o kimsenin, Hz. Peygamber’i ve Kur’ân-ı Kerim’i tasdik etmesi; Allah’ın Resulünü, Kur’ân’a muhalefetten tenzih etmesidir. Eğer, Hz. Peygamber, Kur’ân’a muhalefet etse ve Allah için hak olmayan şeyleri kendiliğinden uydursa idi, Allah onun kudret ve kuvvetini alır, kalp damarını koparırdı. Nitekim bu husus Kur’ân’da şöyle belirtilir:

 

 

“Eğer peygamber söylemediklerimizi bize karşı, kendiliğinden uydurmuş olsa idi, elbette onu kuvvetle yakalar, sonra da kalp damarını koparıverirdik. Sizin hiçbiriniz de buna mâni olamazdı.” (Hâkka, 69/45-47)

 

 

Allah’ın peygamberi, Allah’ın kitabına muhalefet etmez, Allah’ın kitabına muhalefet eden kimse de Allah’ın peygamberi olamaz. Onların rivayet ettikleri bu haber Kur’ân’a muhaliftir. Çünkü Allah; Kur’ân-ı Kerîm’de “Zina eden kadın ve erkek..” (Nur, 24/2) ayetinde zâni ve zâniyeden iman vasfını nefyetmemiştir. Keza, “Sizden fuhşu irtikap edenlerin her ikisini de..” (Nisa, 4/16) ayetinde Allah “sizden” kaydı ile Yahudi ve Hıristiyanları değil, Müslümanları kastetmektedir. O halde Kur’ân-ı Kerim’in hilafına, Hz. Peygamber’den hadis nakleden herhangi bir kimseyi reddetmek, Hz. Peygamber’i reddetmek veya tekzip etmek demek değildir. Bilakis, Hz. Peygamber adına bâtılı rivayet eden kimseyi reddetmek demektir. İtham Hz. Peygamber’e değil, nakleden kimseye râcidir. Hz. Peygamber’in söylediğini duyduğumuz yahut duymadığımız her şey can, baş üstünedir. Biz onların hepsine iman ettik, onların Allah’ın Resulü’nün söylediği gibi olduğuna şehadet ederiz. Keza Hz. Peygamber’in, Allah’ın nehyettiği bir şeyi emretmediğine, Allah’ın kullarına ulaştırılmasını emrettiği bir şeye de mâni olmadığına şahitlik ederiz. O, hiçbir şeyi Allah’ın tavsif ettiğinden başka şekilde tavsif etmez. Yine şehadet ederiz ki O, bütün işlerde Allah’ın emrine muvafakat etmiş, hiçbir bid’at ortaya koymamıştır. Allah’ın söylemediği hiçbir şeyi de, Allah’a isnat etmemiştir. Bunun için Allah Teâlâ “Kim Resule itaat ederse, Allah’a itaat etmiş olur.” (Nisa, 4/80) buyurmaktadır. (İmam-ı Azam’ın Beş Eseri, Tercüme, Mustafa Öz, 2. Bs., İFAV Yayınları, İstanbul, 1992, “el-Âlim ve’l-Müteallim”, s: 24-25)”

 

BUHARİNİN EBU HANİFE HAKKINDAKİ TENKİTLERİ

Aşağıda okuyacağınız sözler İmam Buharinin Ebu Hanife hakkındaki söylemleridir.

1- “Güvenilmez Adam.” (Tarihul Kebir c. 8 s.81)

2- “Sapık Mürcie Mezhebinin Mensubu.” (Tarihul Evsat c.2 s.93)

3- “Küfründen dönmesi için iki defa tövbeye çağrılan adam.” (Kitabuz Zuafa s.132)

Ehl-i Sunnet için meşhur olan, ünlü Muhaddis, alim ve Fakih, Süfyan bin Uyeyne, Ebu Hanifenin Ölüm haberi kendisine gelince, kendisi İmam Buhariden geri kalmayarak şöyle demiştir:

“Allah ona lanet etsin! İslam’ın can damarlarını, bir, bir kopardı. Müslümanlar arasında ondan daha şerir biri doğmamıştır.” (İbni Abdulbirr, El İntika s.149-150) İbnül Carud ise Ebu Hanifeyi tanıtırken şu korkunç sözü söylüyor: “Müslüman olup olmadığı tartışmalıdır.” (El İntika s.150)

Bir diğer Mezhep İmamı olan İmam Malik ise şöyle demiştir:

“Ebu Hanife, İslam bünyesinde doğan en şerir varlıktır. Bu ümmete, fikirleri yerine kılıçla vursaydı daha iyi olurdu.” (El İntika s.150)

Ebu Hanife hakkında o dönem pek çok iddia ve söylem ortaya atılmış işte onlardan bir kısmı :

Ebuşşeyh Tabakat

Dedi ki: Asım b. Yezid’i şöyle derken işittim Sufyan es-Sevri söyledi ki: Ebu Hanife hem sapık hemde saptırıcı idi.(Ebuşşeyh Tabakat 2/110)

Ahmed b.Hanbel Kitabul-İlel

Sufyan es-Sevri: Ebu Hanife’nin iki kere tevbeye davet edildiğini nakleder. (Ahmed b.Hanbel Kitabu’l-İlel.II/69/428-32)

Malik b.Enes: Ebu Hanife az kalsın dini yıkacaktı der. (Ahmed b.Hanbel Kitabu’l-İlel.II/69/428-32)

Hammad bin Seleme: Ebu Hanife bir şeytandı: Hz Peygamber’in sözlerini kendi görüşlerine dayanarak reddederdi (İbn Adi el-Kamil fi Zuafair-Rical.8/239)(Ahmed b.Hanbel İlel II/68/428

II/246/1775)

Ebu’l-Hasan el-Eş’ari: Sufyan es-Sevri İmam Ebu Hanife’nin hocası Hammad bin Ebu Süleyman’dan şu sözü nakletmiştir: O Müşrik Ebu Hanife’ye söyle ben ondan tamamen beriyim onunla hiçbir ilişkim yoktur (Eşari.el-İbane.77)

İmam Buhari et-Tarihul-Kebir

İmam Buhari: Ebu Hanife Murcii’dir rey ve hadisleri terk edilmiştir (Buhari et-Tarihul-Kebir VIII.81)

İmam Müslim b Hacac Kitabul Kuna vel Esma

İmam Müslim şöyle der: Ebu Hanife Numan b Sabit rey sahibidir Hadisi muztaribtir ve fazla sahih hadisi yoktur (İmam Müslim b Hacac Kitabul Kuna vel Esma .31)

İbn Adi el-Kamil fi Zuafai’r-Rical

İmam Malik: Ebu Hanife dini mahveden hastalıklardan biridir.(İbn Adi el-Kamil fi Zuafair-Rical.8/237)

İbn Ebi Davud:Ebu Hanife’ye saldırı ve onu itham, İslam ümmetinin icma noktalarından biridir: Basra’nın fıkıh imamı Eyyüb es-Sahtiyani onun aleyhinde konuşmuştur.Küfe’nin imamı Süfyan es-Sevri öyle Hicaz bölgesinin imamı Malik bin Enes öyle Mısır’ın imamı Leys bin Sa’d öyle Şam?ın imamı Evzai öyle Horasan’ın imamı Abdullah bin Mübarek öyle Kısacası yeryüzünün her yanındaki İslam uleması onun hakkındaki kanaati menfidir.(İbn Adi el-Kamil fi Zuafair-Rical.8/241)

İbn Abdilberr el-İntika

Sufyan bin Uyeyne: Allah ona lanet etsin: İslam’ın can damarlarını bir bir kopardı Müslümanlar arasında ondan daha şerir biri doğmamıştır.(İbn Abdilberr el-İntika/149-150)

İbnül-Carud: Müslüman olup olmadığı tartışmalıdır.( İbn Abdilberr el-İntika.150)

Abdullah bin Mübarek şöyle diyor: Biz önceleri onu tanımıyorduk ve sohbetlerine devam ediyorduk.Ne zamanki onu yakından tanıdık kendisini terk ettik.( İbn Abdilberr el-İntika./151)

Hatib el-Bağdadi Tarihu Bağdad’da şöyle der: Onun hakkında dinin hem esaslarına hem de fürüatına ilişkin şecaatleri yüzünden çok sözler söylenmiştir.Gerçek şu ki Ebu Hanife bütün ilmi kudretine rağmen bizim bu eserimizde tanıttığımız ulema gibi örnek alınacak bir insan değildir

(Hatib el-Bağdadi 13/371-372)

İbn Ebi Şeybe: Sanıyorum Ebu Hanife Yahudi idi (Hatib 13/413)

Sufyan es-Sevri:Zındıklığından dönmesi için iki kez kafirliğinden dönmesi içinse defalarca tövbeye çağrıldı.(Hatib el-Bağdadi 13/382-383)

İmam Malik: Benim için Ebu Hanife’nin sözüyle hayvan pisliği arasında hiçbir fark yoktur. (Hatib el-Bağdadi Tarihu Bağdad.13/411)

Ebu Davud Süleyman es-Sicistani şöyle diyor: İmam Malik Şafii ve İbn Hanbel Ebu Hanife?nin dalalet içinde olduğunda ittifak etmişlerdir.(Hatib el-Bağdadi Tarihu Bağdad 13/383-384)

Görüldüğü gibi Peygamberimizin Kur’ana muhalif söz etmeyeceğini savunan ve buna ayeti kerimeyi delil gösteren bir Alime söylenen sözleri, ona yapılan ithamları ve onu nihai anlamda nasıl katlettikleri ortadadır. Tarih boyunca her daim Allah’ın Tevhid dini ile Şirk dini mücadele etmiştir. vet bunlar ne hikmetse kürsülerde, minberlerde hiç anlatılmıyor, milyonlarca Müslüman bu yaşananlardan haberdar bile olmadın bu dünya hayatını tamamlıyor. Her Müslüman inandığı dini, kimi ne için ve niye takip ve tasvip ettiğini bilmekle, öğrenmekle mes’ul ve yükümlüdür. Ve her daim haklıya haklı haksıza haksız diyebilmelidir.

Alıntı

You may also like...

Bir Cevap Yazın