DUA / ALİ ŞERİATİ

Allah’ım! «Akidemi» «sorunlarım»ın elinden kurtar ve koru!

Rabbim! Bana sorumluluktan kaçan inanç ucuzluğuna karşı dayanma gücü ver!

İlahî! Akli ve bilimsel olgunluğum anında bile beni taassuba düşürme!

Duyarlılık ve aydınlık faziletinden mahrum kılma!

Ya Rabbi! Beni sürekli bilgili ve uyanık kıl ki, bir kimseyi yada bir düşünceyi olumlu, olumsuz- iyice tanımadan önce bir yargıya varmayayım.

Allah’ım! Egoizm, çekememezlik ve kıskançlıkla karışmış cehalet ve başıboşluğumu, düşmana savaş, dosta saldırı aracı yapma!

Rabbim! Benliğimin; şöhreti olmam istenen benliğin kurbanı durumunu bana verme!

Allah’ım! Benim ruhumda, «insanlık»ta ihtilafı, «düşünce»de ihtilaf ve «ilişki»lerdeki ihtilaf ile karıştır ki, bu üç temel şeyi birbirinden ayrı tanıma gücünü bulamayayım.

İlahî! Beni garaz, kin, kıskançlık nedeniyle zulmün oyuncağı yapma!

Ya Rabbi! Egoistliği benden uzaklaştır ve egoizmi kaldır ki, başkalarının egoistliğini görüp eziyet çekmeyeyim!

Allah’ım! Bana imanda «mutlak itaati» bağışla ki, dünyada «mutlak isyan» içinde olayım!

Rabbim! Bana «kavgacı ve inatçı» bir takvayı öğret ki, sorumluluğun çokluğu arasında kaybolmayayım. Beni «perhizkâr, münzevi takvadan koru ki, tenhalık ve uzlet köşelerinde gizlenmeyeyim!

İlahî! Beni ideallerinin mutluluğuna çekme! Büyük ıstırapları, sonsuz gamları, ilginç tuhaflıkları benim ruhuma da tattır! Lezzetlerini hakir kullarına verirken benim canıma da aziz dertlerini bağışla!

Rabbim! Düşünce ve duygularımı düşük bir ortamda tutma ki, alçak açıkgözlüğe, bela getirici adiliklere ve insanlara azıcık benzeyen pisliklere yönelmeyeyim. «Aldanmış» büyükleri daha çok seven, «aldatılmış» küçüklere daha çok ilgi duyanlardan kıl!

Allah’ım! Beni insanlığın dört büyük zindanı olan «tabiat», «tarih», «toplum» ve «benlik»ten kurtar! Sen, ey yaratıcı! Beni yaratmışsın. -Benliğini, benliğimin yaratıcısı bilirim. Başka da değil- Öyleyse benliği çevreye, çevreyi de benliğe uyarlayabileyim, uygulayabileyim!

İlahî! Toplumumu «kitap, adalet ve demir -silah ve teknik-»den oluşan üç sağlam ve sağlıklı temel üzerinde kurmam; gönlümü, «hakikat, güzellik ve hayr»dan ibaret üç kaynaktan doyurabilmem için bana yardım et!

Ya Rabbî! «Rousseau»ya ilham ettiğin şu sözü asla aklımdan çıkarma: «Ben senin -halk- ve inancının düşmanı olsam da, senin ve inancının özgürlüğü uğruna canımı fedaya hazırım.»

Rabbim! Dostoyevski’nin ağzından döktürdüğün şu delili, aydın ve düşünürlerin gönlüne de ulaştır: «Eğer Allah yoksa her şey muhaldir. Dünya anlamsız, yaşam hedeften yoksun ve insan bomboş demektir. Anlamdan yoksun insan, sorumluluktan da yoksundur.»

Allah’ım! Sevdiğin herkese öğret ki; aşk, yaşamaktan iyidir. Daha çok sevdiklerine de; sevmenin aşktan üstün olduğunu bildir!

İlahî! Beni bırakma!

Çünkü İslam’a olan imanım, Peygamber’e ve Ali’ne olan sevgim, beni, din kisvesi altında tutucu bir saldırgan ve gerici eylemlerle uyumlu bir kişi yapabilir.

Çünkü özgürlüğüm, halkın köleliğine neden olabilir.

Çünkü «dinim», bir «dinî görüntü» ardında gizlenebilir, gömülebilir.

Çünkü halk beni, taklit olunan biri, ya da taklitçi yapabilir.

Çünkü «hak bildiğim» şeyleri «kötü biliyorlar» diye gizleyebilirim.

Allah’ım! Senin Peygamberinin İslam’ı ile Ali’nin tavrı, «hayır» sözcüğüyle başlamıştır, bunu biliyorum.

Ey Muhammed’i gönderen! Beni, «her şeye evet»çi bir tavır takınanlardan eyleme!

Âmin.

ALİ ŞERİATİ

You may also like...

Bir Cevap Yazın