DEDİKODUYU BIRAK!

“Başkalarının yaptığı dedikodular canını sıkmasın, onlar kendiliğinden sona erecektir. Yalnızca sükût et, seyret ve keyfini sür… Çünkü dedikodularından rahatsız olduğunu hissederlerse, daha çok dedikodu yaparlar. Sakın rahatsız olma… Aksine tadını çıkar ve onlara: ‘Benim aleyhimde bir dedikodunuz var mı’ diye sor. İnsanlar dedikodu yapmaya, yalanlar söylemeye, yalanlar uydurmaya bayılıyor. Sürekli dedikodu yapıp, ne yaptıklarını bilmeden kendi görüşlerini dile getirip duruyorlar. İnsan neden başkaları hakkında dedikodu yapmakla, başkalarının hatalarını, kusurlarını bulmakla bu kadar ilgilenir ki? Çünkü dedikodu kendilerini iyi hissetmelerine yardımcı olur. Başkalarından daha üstün olduklarını hissetmek için başkalarını gözetlemeye başlarlar çünkü başkaları hakkında dedikoduya dalınca kendi ıstırabını unutuverirsin. Dedikodu yaparak ne yapıyorsun? Yıkıcı bir hâle geliyorsun. İnsanlar yalnızca başkalarını mahvetmek ve incitmek için dedikodu yapar. Eğer komşun sana gelip dedikodu yapmaya başlarsa, dikkatlice dinle… Komşun bahçene çöp attığında hemen kavgaya başlarsın ama çöpü zihnine attığında onu tamamen hoş karşılıyorsun. Birisinin zihnine çöp atmasına izin verdiğinde, zihnindeki çöplerle ne yaparsın? Onlar er ya da geç ağzından çıkıp başkasının zihnine giriverir. Onları içinde tutamazsın. İnsanlar enerjilerinin yüzde doksanını dedikoduyla, ikiyüzlülükle boşa harcıyor. Bu kadar enerjiyi boşa harcayınca haliyle kötü bir duruma düşersin. İnsanlar bilinçsizce bir sürü şey yapıp duruyor. Yaptıkları şeylerin bilincine varabilseler hepsi sona erecektir. Eğer kendini seyredip gözlemlersen dedikodu sona erecektir. Hakikati bilişte olmak istiyorsan tüm dedikoduları, bir şeyler bilmeden görüşlerde bulunmayı bırakmalısın. Bu ahmakça bir davranıştır çünkü sen henüz kendi hakkında bir şey bilmiyorsun. Dedikoduyu bırak çünkü dedikodu gözlerini bulanıklaştırır; algını ve anlayışını yok eder.”

Alıntı

You may also like...

Bir Cevap Yazın