Önemli görevlere bu cahil takımını getirip işleri berbat ettirirler

Cahil ve hırslı insanlar kendilerini dev aynasında görüp önlerine gelen her işe, o işi bilmeseler dahi “bu çok kolay ben hemen yaparım” diye atlarlar.

Eğitimli ve gerçekçi insanlarsa eğer bir işi bilmiyorlarsa “önce bu işin nasıl yapılacağını öğrenmem lazım, ancak o zaman bu işi hakkıyla yerine getirebilirim” der. Hatta bir işi çok iyi bilseler bile hiç bir zaman “ben bu işi çok iyi bilirim” demezler çünkü bilginin sınırlarının farkındadırlar.

Üst düzey yöneticiler tam da bu sebepten dolayı cahil ve hırslı insanların gerçek dışı iddialarını “kendine güven” zannederken, eğitimli ve gerçekçi insanları “güvensiz” zanneder.

Bu sebeple de önemli görevlere hep bu cahil takımını getirip işleri berbat ettirirler. Zaten bu üst düzey yöneticilerin de önemli bir kısmı aynı gruptandır. Cahil cesaretleriyle ortaya atılmış ve şansları sayesinde yükselmişlerdir.

Son tahlilde bunların elinde hiç bir iş yürümez ve her iş sarpa sarmaya başlar. Ancak cahil ve hırslılar kendilerinde hiç hata görmedikleri için suçu genelde başkalarına atarak kaçarlar.

Bir ülkenin,kurumun veya şirketin ayakta kalması önemli görevlere eğitimli, gerçekçi ve akıllı insanları hangi oranda getirebildiğine bağlıdır.

Aydın Serdar Kuru

You may also like...

Bir Cevap Yazın