KUR’AN’DA 19 SAYISI VE DİĞER SAYISAL MUCİZE GÖRÜŞLERİ HAKKINDA

Hurufilik, Bahailik gibi akımları da dikkate alacak olursak oldukça uzun bir süredir tartışılan önemli bir konu üzerinde birkaç noktaya temas edip bu iddialarla ilgili kısa bir şekilde bilgi vermeye çalışacağım. Sonuç bölümünde ise konu ile ilgili kendi kişisel görüşlerim ve özellikle bu konularla ilgili en çok ön plana çıkan “19 meselesi” ile ilgili kısa bir değerlendirmem yer alacak…

 

Kuran-ı Kerim’de sayısal bir kodlama ya da şifre olduğuna ilişkin şimdiye kadar pek çok şey söylenegelmiştir. Bu konudaki görüşlere dair temelde birbirinden farklı iki görüş açısı bulunmakta.

Birinci görüş: Kesin bir şekilde, Kur’an’ın harf, kelime, cümle sayıları; ayet numaraları, bunların toplamı, çarpımı çeşitli matematiksel işlemler yoluyla bazı çıkarımları ya da ebcedi değerlerinin bulunmasıyla ilgili Kur’anda bir takım şifreler, kodlamalar, sayısal bilgiler gizlenmiş olduğunu iddia edenler… Ya da diğer bir deyişle Kur’an’ın bir şekilde kodlanmış ya da şifrelenmiş olduğunu düşünenler… Bu görüşü savunanlar genelde aşağıdaki ayetleri delil olarak kullanmakta ya da bu ayetlerden yola çıkmaktalar…

– Hesap yapan olarak biz yeteriz. Enbiyâ/47
– “Şüphesiz Allâh, her şeyin hesabını keskin yapandır” Nisâ/86
– “…ve O hesap yapanların en hızlısıdır!” Nisâ/86
– “Çifte de teke de andolsun.. Fecr/3
– “Allâh sözün en güzelini, ikili simetrik kitap olarak/birbirine benzer iç içe ikili manalar ifade eden bir kitap olarak indirdi. ….” Zümer/23
– Andolsun biz sana tekrarlanan ikiliden yediyi ve Yüce Kuran’ı verdik. Hicr/87
– Üzerinde on dokuz vardır. Müddesir/30
– Melek de onun kenarlarındadır. Rabbinin arşını, o gün onların üstündeki sekiz taşır. Hakka,17
– Doğrusu, kötülerin yazgısı Siccin’dedir.Siccin nedir bilir misin?Rakamlanmış bir kitaptır.83/7-8-9
– Doğrusu, iyilerin kitabı İlliyyun’dadır.İlliyyun nedir bilir misin?Rakamlanmış bir kitaptır. Yakın olanlar ona tanık olur.83/18-21

Yukarıdaki ayetlerde Allah’ın “hesap yapan, hesap yapıcı” olarak tavsif edilmiş olması; 19,7 ve 8 gibi rakamların önünde ya da arkasında herhangi bir niteleme olmaksızın kullanılmış olmasının bir işaret ya da kod olarak yorumlanma ihtimaline açık olması, Allah’ın büyük kitabı olan evrendeki ince, harika ve hassas matematiksel ve fiziksel ayarların hesaplamaların mevcudiyeti onun bir diğer tanıtıcısı olan Kur’an-ı Kerimin de bir takım sayısal kodlamalarla kodlanmış olabileceğine dair bir kapı aralamakta…

Ayrıca bu görüşü savunanlar Kur’an’ın benzersiz bir mucize olduğunun en keskin kanıtının matematiksel kodlama olduğunu ya da olabileceğini düşünmekteler. Zira bu şekilde hacimli bir kitabın 23 senede parça parça indirilerek neticede sayısal bir kodu barındırması elbette inkar edilemez bir kanıt olacaktır.

İkinci Görüş: Aslında bu ikinci görüştekiler de kendi aralarında ikiye ayrılabilir.
Bunların ilk kısmı -ki ben de bu grupta yer almaktayım- bu konuları ve bu konudaki görüşleri ne tümden red eder ne de tümden kabul ederler. Onlara göre Kuranda bu tür şifrelerin, sayısal kodların olması olasıdır ama henüz böyle bir sistem tam anlamıyla keşfedilmemiştir… Ayrıca ben bir adım daha ileri giderek kıyamete kadar böyle bir sistemin –eğer varsa- keşfedilemeyeceğini düşünmekteyim. Zira Allah’ın varlığı kanıt niteliğinde bir “bilgi” düzeyinde ispatlanırsa “iman-inanmak/imtihan sırrının” ya da “özgür irade” nin son bulacağını düşünmekteyim. Tıpkı kimsenin iki kere ikinin dört ettiğini inkar edememesi gibi…

İkinci kısımdakiler ise; konu ile ilgili daha katı ve sert bir tutum sergilerler. Onlara göre bu tür işlerle uğraşmak hurafe, bidat ve gereksizdir. Kur’anda kesinlikle şifre filan yoktur. Konu ile ilgili olarak şifre, kod, matematiksel birtakım işlemler yerine Kur’an’ın mesajı ile ilgilenilmelidir. Kur’anda kod, şifre vb. aramak onun özünden ve mesajın ruhundan uzaklaşmaktır. Ayrıca bu tür işlerle uğraşmak bu sayılardan kehanetler, falcılık ve cincilik gibi konularla gündeme getirilmesine vesile olduğundan suistimale oldukça açıktır.

Bu görüş bence dar, tutucu, Kur’an’ın anlaşılmasına ya da Kur’andaki bir takım mucizelerin ortaya çıkmasına engel olabilecek, Kur’an’ı salt edebi ya da ahlaki ya da hukuksal bir metinmiş gibi görmeye kapı aralayan, bilimsel anlayıştan uzak bir görüş. Zira Kur’anda olağanüstü bir takım sayısal ilişkilerin olduğunu en azından buna dair bir takım işaretler olduğunu gösterecek pek çok emmare bulunmakta. Bütün bunları görmezden gelmek, gözlerini kapamak, Kur’anda kesinlikle böyle bir şey yoktur demek, ya da bu tür araştırmalar içinde olanları tekfir etmeye varıncaya kadar eleştirmek doğru bir tutum gibi görünmemekte…
Bu kısa girişten sonra gelelim konu ile ilgili görüş, teori ya da yorumların tanıtımına…

19 Sayısı Reşad HALİFE ve Edip YÜKSEL
Reşad Halife 1974 yılında Kur’an‘da 19 sayısı ve katları üzerine kurulu bir matematiksel sistemin mevcut olduğunu ve 9:128-129 ayetlerinin bu matematiksel sistemi bozduğunu iddia ederek bu ayetlerin Allah’a ait olmadığını öne sürdü. Allah’ın 3:81, 33:7, 46:9-11 ve 72:26-28 ayetlerinde haber verilen elçisi olduğunu iddia etmesi ile İslâm Dünyası’nın tüm tepkilerini üzerine çekti. Reşad Halife, hadis ve sünnetin “şeytanî öğretiler” olduğunu, hadislerin Peygamber adına uydurulmuş, kitleleri dinden ve Allah’dan uzaklaştıran palavralar olduğunu, sadece Kur’an’nın dînî kaynak alınması gerektiğini savundu. Bu fikirleri nedeniyle saldırıya uğrayarak 31 Ocak 1990 tarihinde öldürüldü

Edip yüksel ise; 1986 tarihinde hadis, sünnet ve icmayı (müctehidlerin görüş birliği mezhepçi öğretiler) Allah’ın hükmüne ortak koşmak olarak gören “reformist” düşüncelerini yaymaya başladı. Bu düşünceleri nedeniyle babasının da dahil olduğu bir dînî kesim tarafından “mürted” (dinden dönen) olarak –öldürülmesi gereken biri- ilan edilinceABD’ye göçtü ve Reşad Halife’nin öğrencisi oldu. Düşüncelerini yaymak için bazı Web siteleri oluşturdu ve kitaplar yazdı.

Her ne kadar yukarıda da belirttiğim gibi çok daha önceleri de Kur’anda bir takım şifrelerin ya da sayısal kodlamaların olduğuna dair bazı akımlar boy gösterse de “19 Mucizesi” diye adlandırılan ve çalışmaların sistemli olarak ilk kez Reşad Halife’nin Kur’an’ı bütünüyle bilgisayara aktararak üzerinde çalışmalar yapmasıyla başladığını söyleyebiliriz. Onun –her ne kadar pek çok görüşüne katılmasam da üzücü bir şekilde- öldürülmesinden sonra bu meselenin en önemli savunucularından biri Edip Yüksel oldu.

Edip Yüksel -onun da pek çok görüşüne katılmadığımı söylemeliyim- sıcakkanlı, sevecen, hoşsohbet, sempatik, sevimli ve gördüğüm, anladığım kadarıyla samimi bir insan. Kendisiyle konu ile ilgili olarak birebir görüştüm, tartıştım ve konu ile ilgili katılmadığım noktaları, eleştirilerimi kendisine ilettim. Bu eleştirilerim oldukça uzun ve burada yer vermeyeceğim. Sadece tüm bu konularla ile ilgili kısaca genel değerlendirmemi ve eleştirimi yazının sonunda yapmak istiyorum. Bu arada ilgilenenler www.19.org/tr/ sitesinden “19” sayısı ile ilgili detaylı bilgi edinebilirler.
Gelelim Kur’andaki sayısal ilişkileri ele alan diğer görüşlere…

7-19 ikiz kod İmran AKDEMİR
İmran AKDEMİR Kuran-ı Kerim sayısal mucizesini “El-Mesani” olarak tanımlar. Ona göre; El-Mesani, tekrarlanan iki sayı demektir. Bu iki sayı 7 ve 19’dur ki Kuran’da bu sayıların tekrarlı olarak kilitlenmesiyle oluşturulmuş sayısal bir sistem mevcuttur. 7 ve 19 sayıları söz konusu sistem dahilinde kesinlikle birbirlerinden bağımsız değildirler. Bu nedenle 7 ve 19 sayılarından sadece biriyle Kuran’ın sayısal fonksiyonlarını aramaya çalışmak Kuran’daki sayısal sistemin sınırlarından çıkmak demektir. Öyle ki, Allah’ın evrensel bir mesajı olan bu 7-19 ikilisi Kuran’ın tüm fiziksel fonksiyonlarında birbirlerine bağlanarak kodlanmışlardır. Konu ile ilgili www.ikizkod.com/ sitesinden detaylı bilgi alabilirsiniz.

Simetrik kitap ve Halis AYDEMİR
Halis AYDEMİR’in çalışması olan ikili Simetrik Kitap; Kur’ân-ı Kerîm’in gerek sûre tertibi gerekse âyet sayıları bakımından sayısal bir düzen içerip içermediğini araştıran bir dizi matematiksel analizlerden meydana gelmektedir. Amacı, Kur’ân-ı Kerîm’in yapısını ortaya koymaktır. Ona göre bir kitap olarak Kur’ân-ı Kerîm sayısal bir temel üzerine oturmuştur. Herhangi bir sayfasını açtığınızda sizi hemen sayılar karşılar. Bilgi almak isteyenlerhttp://simetrikkitap.com/ sitesinden konuyu inceleyebilirler…

Said NURSİ, Ebced ve sayılarla ilgili çeşitli çalışmaları
Said Nursi Risale-i Nur adını verdiği eserlerde Kur’an’ın harf, kelime sayılarından bir takım anlamlar çıkarmaya çalışmış ve çalışmalarında özellikle de ebcedi oldukça fazla kullanmıştır. Bu konudaki mektupları müstakil bir kitap olacak şekilde Rumuzat-ı Semaniye adında yayınlanmıştır. Ayrıca Sikke-i Tasdik-i Gaybi adlı eserinde de yine ebced vb. konular bolca yer almakta…

Ömer Çelakıl ve Kur’an’ın Şifresi
Ömer Çelakıl, Kur’an-ı Kerim üzerine Matematiksel çalışmaları ve Kuran’daki Matematiksel sistemin açığa çıkartılması üzerine yaptığı çalışmalarıyla tanınan Türk araştırmacı ve tıp doktorudur. Kuran’ın Şifresi adlı kitabı 2002 yılında yayınlandı. Kendi sitesinde http://www.kuranca.com/ adresinden çalışmalarına ulaşılabilir.
Kuran’dan Yeni Mucizeler & İnanç Evreninde Yeni Ufuklar: Tarık TAŞPINAR
Özellikle Kuran’da geçen eski kavimlerin (Lut, Ad ve Semud) yaşadığı bölgelerin enlem ve boylam koordinatlarına sure ve ayet numaralarıyla mucizevî şekilde uyuştuğuna ve Kur’andaki diğer bilimsel mucizelere işaret eden, değerli araştırmalardan müteşekkil bir çalışma…www.yenimucizeler.com sitesinden detaylara ulaşabilirsiniz.

Kuran’da Ortancalar Sistemi 1
Sitede şu bilgiler yer almakta: “2011 ve 2012 yıllarında yazdığımız kitabımız ise Kuran’da 7 ile 19 sayılarını da içine alan açık bir sayısal sistem olduğunu göstermeye çalışmaktadır. Öyle ki, Kuran’dan bağımsız olarak matematiğin kendisinde mevcut olan bir düzen Kuran’da kullanılarak ayrıca düzenlenmiş ve özel, Kuran’a özgü bir sistem haline gelmiştir. Bu sistemde önem arz eden şey sayıların birbirlerine göre konumlarıdır. Tıpkı güneşin etrafındaki gezegenlerin güneşe göre konumlarının önemli oluşu gibi burada da baz alınan sayı dizilerinde sayıların merkezdeki sayıya göre konumları önemli olmaktadır. Fakat şunu da belirtmek gerekir ki 7 ve 19 sayıları bu sistemin içinde gerçekten çok önemli iki noktada yer almaktadırlar ve bu iki sayının birbirlerine göre konumları bir estetiğe de sahiptir. Yazar söz konusu sistemi istatistik biliminin araçlarından olan ortanca değer ya da medyan adlı merkezsel konum ölçüsü ile açıklamaya çalışmıştır. Bu çalışmalara http://www.sayisaltefsir.com/index.html adresinden ulaşabilirsiniz.

Değerlendirme ve Sonuç;
Görüldüğü üzere Kur’an’da sayısal bir takım kodlamaların, ya da şifrelerin bulunabileceği ile ilgili pek çok çalışma bulunmakta. Bu çalışmaları olumlu ve değerli görmekle beraber her birinin eleştirilibilecek eksik noktaları bulunduğunu da söylemeden geçemeyeceğim…

Örneğin; Ömer Çelakıl, Said Nursi gibi isimlerin -buna Edip Yüksel de dahil- bir sistem ortaya koymadıkları, gelecekten gaybi haberler vermek gibi bazı spesifik işlere giriştikleri, sayılarla işlerine geldikleri gibi oynadıkları gibi eleştiriler yöneltilmekte…

Keza; İkiz Kod, Simetrik Kitap ya da Ortancalar sistemleri ile ilgili olarak bu kitapların ya da sistemlerin çok karmaşık olduğu onlarca, yüzlerce tablonun ve istatistikî bilgilerin anlaşılmasının oldukça güç olduğu ayrıca hemen her kitapta bu şekilde sayısal ilişkiler bulunabilme imkânının olduğu gibi eleştiriler yöneltilebilinir…
Bu eleştirilere yer vermemin sebebi bu tür çalışmalara karşı olmamdan ziyade bu çalışmaların daha sistemli bir hale getirilmesine ve belki bu konuda birbirlerinden faydalanma yoluna gitmelerinin daha iyi olabileceğine dair bir görüşe sahip olmamdan kaynaklı… Yani her halukarda bu tür çalışmaların yapılmasından yanayım. Ve bu çalışmaları yapan değerli yazarlara ve araştırmacılara teşekkür ediyorum. Her biri birbirini tamamlayan eksik parçalar olabilir ve gerçekte mucize diye adlandırılan ve keşfedilmesi umulan sistem tüm bu sisitemlerin birleşiminden müteşekkil olabilir. Dikkat çekmek istediğim nokta bu tür çalışma içinde olanların kendilerinin de bir takım hatalar yapmış olma olasılıklarını göz ardı etmemeleri, çalışmalarını bir dogma haline getirmemeleri, bu çalışmaları imanın olmazsa olmaz şartı gibi bir seviyeye çıkarmamaları, kendilerini sadece bir sayı ya da sisteme kanalize edip diğer çalışmaları görmezden gelmemeleri, kendi eksik ve hatalı görüşlerinde dolayı Kur’anda eksiltme ya da çıkartma yapmamaları konusu…

19 konusuna gelince;
Evvela; Tevbe süresinin son iki ayetinin sonradan eklendiği fikrine kesinlikle katılmamaktayım. Zira görüldüğü üzere sayısal kodlamalarla ilgili pek çok teori ve görüş yer almakta ve diğer görüşlerin hiçbirisi tevbe süresinin son iki ayetini kapsam dışı tutmamakta. Dolayısıyla sırf bir sayıyı baz alarak ve matematiksel bazı hesaplara dayanarak Kur’an’a ayet ilave edildiğini söylemenin tehlikeli bir söylem olduğunu düşünmekteyim…

İkincisi: Kuran’ın eğer sayısal bir kodlaması varsa bunun henüz tam olarak keşfedilmemiş olduğunu düşünenlerdenim. Bu anlamda 7,8,19 ve belki başka bir takım sistemler ya da sayılar iç içe geçmiş olarak girift bir kod oluşturuyor olabilir. Dolayısıyla kendi bilgi eksikliğimizden kaynaklı bir durumdan dolayı anlamadığımız her ayeti inkar edemeyiz…

Üçüncüsü: Sadece 19 sayısına dayalı bir sistemin eksik olduğunu düşünmekteyim. Eğer böyle bir sistem varsa bu daha girift ve iç içe geçmiş başka sayılarla örüntülü olabilir. Sistemden kastım iddianın bir şekilde formülize edilmesi ve Kur’an’ın bütününde her sayfasında her ayetinde bulunabilir, belli metotla ölçülebilir, bilimsel olmasıdır. Eğer formülize edilemiyorsa 6000 küsür ayetlik ve 300.000’den fazla kelime içeren herhangi bir kitaptan çeşitli farklı yollar denenerek istenilen sayı ile ilgili bir takım sayısal tevafuklar, denklikler, ilişkiler bulunabilinir.

Sonuç:
Sonuç şu ki; matematik evrensel bir dildir. Hatta evrenin ve dolayısıyla onu var eden Allah’ın varlığının en büyük kanıtlarından birinin matematik olduğu söylenebilir. DNA’dan tutun da atomlara kadar evrendeki her şey bir şekilde kodlanmış, sayılmış, hesaplanmıştır. Allah’ın büyük kitabı olarak bilinen ve onu tanımamızı sağlayan evrende bu tür sayısal kodlamaların olması onun bir diğer kitabı olan Kur’an’ın da beşerin taklit edemeyeceği bir tarzda olağan üstü bir şekilde sayısal sistemlerle korunma altında olduğu akıldan uzak değildir.
De ki: “İnsanlar ve cinler bu Kuran’ın bir benzerini oluşturmak için bir araya gelseler, yine onun bir benzerini getiremezler. Birbirlerine arka olup yardım etseler de…” (17:88)

Kur’anda yazımın başında da belirttiğim gibi her şeyin sayılmış, hesaplanmış, hesap üzere olduğuna dair ayetler mevcuttur. Önerim daha önce de belirttiğim gibi bu tür araştırmalara devam edenlerin bu konularda radikal tavır takınmamaları, kendi fikirlerini yada bulgularını dogmatik bir hale dönüştürmemeleri, konu ile ilgili yeniliklere yeni keşiflere açık olmaları, konuyu daha sistematik hale getirmeye çalışmaları, spesifik ve yoruma çok açık olan iddialardan uzak durmaları, insanları herhangi bir sayıya inanıp inanmadıklarına bakarak kategorize etmemeleri –örneğin 19’a inanıyor musun? gibi- bu tür çalışmaları Kur’an mesajının önüne çıkarmamaları yönündedir.

Bilmediğin bir şeye körü körüne inanıp ardına düşme; çünkü işitme, görme duyusu ve beyin, evet bunların hepsi ondan sorumludur. (17:36)

Metin AYDIN

You may also like...

Bir Cevap Yazın


Notice: ob_end_flush(): failed to send buffer of zlib output compression (0) in /home/hayrullahtas/public_html/wp-includes/functions.php on line 3758