KRAL ve SU HİKAYESİ ve KURAN’A YAKLAŞIMLARIMIZ…

Kralın biri susamış ve su istemiş. Saray erkanında muhafızlar, şairler, dalkavuklar, medyumlar, muneccimler, kahinler, din adamları bulunuyormuş. Krallarını, geniş bir halka oluşturmuş vaziyette ayakta dinliyorlarmış. Kral su getirin diye su isteyince sırasıyla her biri kralın isteğini farklı bir şekilde yorumlamış.
Şair: “Yüce efendimiz ve haşmetli kralımızın emrindeki şu zerafete bakın. Dunya tarihinde böyle bir şiir daha söylenmedi.”
Dalkavuk: “Efendim, sizin sözünüzün üstüne söz söylenmedi şu alemde.”
Din adamı: “Her kim bunu günde yüz kez söylerse cennet köşkleri onu bekliyor. Aşk ile bir daha: Su getirin, su getirin, su getirin!” 
Medyum: “Kralımız bu sözüyle gelecek senenin bolluk ve bereket ile geçeceğini haber veriyor.”
Kahin: “Bana su getirin cümlesinin ebced hesabı ile değeri 2015’tir. Kralımız bu yılda kıyametin kopacağını haber veriyor. O yıla dikkat edin ve bu cümleyi sakın unutmayın: Su getirin, su getirin, su getirin!”
Velhasıl, bir bardak suyu getiren olmamış ama her yer, “Su getirin!” sesleriyle inlemiş. Bir su edebiyatıdır almış başını yürümüş. Dilden dile dolaşmış, hafızlar ezberlemiş, en güzel hatlarla yazılıp duvarlara asılmış. Ama kral bir türlü suyunu içememiş.

alıntı

Kuran’ı okuma ve anlama tarzımız…

You may also like...

Bir Cevap Yazın