Köle ve Cariyelerin Avret Yerleri

Köleler  ve  cariyelerin  avret  mahalleri ile  örtünme  konusundaki mükellefiyetleri  de  hür kimselerden farklıdır.  “Sizden biri kölesini ve  cariyesini  evlendirdiğinde  hiçbir şekilde  onların  avret  yerine bakmasın. Onların  avret  yeri  diz  kapağı ile göbek  arasıdır” 74    mealindeki hadislere  binaen köleler  ve cariyelerin  avret  mahalleri  diz  ile  göbek  arasındaki  bölge  olarak  kabul  edilmiştir etmez” 75.   Bu  durumda cariyelerin  göğüsleri açık şekilde  namaz  kılabilecekleri  gibi ilginç  bir sonuçla karşılaşılmaktadır.  Gerçi bazı fakihler, “Allah  yetişkin kadının  namazını  başörtüsüz  olarak  kabul 76     mealindeki hadisten hareketle  setr-i  avret  konusunda hür kadın  ile  cariye  arasında fark gözetmemişlerdir.  Buna  mukabil Ebu  Hanife  ve  Şafii’nin  de  aralarında bulunduğu  çoğunluk  ulema hür kadın  ile  cariyenin  avret  mahallinin  farklı olduğu  görüşünü  benimsemişlerdir.  Buna göre  köle  ve cariyenin  avret  mahalli diz  ile göbek  arasıdır.  İmam  Malik  ise  cariyelerin  avret  mahallerinin  saçlar hariç  hür kadınlarla aynı  olduğunu  söylemiştir.  İmam  Malik’in  görüşü Hicaz  ehlinin  geleneğini yansıtmaktadır  ki bu  gelenekte  cariyelerin  başlarını örtmedikleri bilinmektedir 77.  (237) Nur 24/3  1. ayette  mümin  kadınların  kendiliğinden görünenler  hariç  ziynetlerini açmamaları emredilmiştir. Alimler  bu  emrin  cariyelere  değil,  sadece  hür kadınlara  yönelik  olduğunda ittifak etmişlerdir ki  bunun  böyle  olduğu  açıktır.  Çünkü  cariye  bir bakıma  maldır.  Alım  satım  hususunda titiz davranılması  gerekir ki bu  da iyice  bakıp  incelemekle  mümkün  olur 78.   Dolayısıyla  yabancı kişi bir cariyeyi satın  almak  istediğinde  onun  saçlarına,  kollarına, bacaklarına  ve  göğsüne  bakabilir 79.  (238) Bahis konusu ayette,  kadınlara ait ziynetlerin  gösterilmesinde  sakınca bulunmayan  kişiler sayılırken mii  meleket  eymanühünne  ifadesine de  yer  verilir.  Bu ifadenin  zahiri  hem  erkek  köleleri  hem  de cariyeleri kapsar.  Bazı rivayetlerden Hz. Aişe  ve  Ümmü  Seleme’nin  de  bu  görüşte  olduğu anlaşılmaktadır.  İbn  Abbas  erkek  kölenin  hanımefendisinin  saçına bakmasında  mahzur olmadığını söylemiştir. Enes b. Malik’ten nakledilen  bir  rivayetteki bilgiye  göre  Hz.  Peygamber bir köleyle  birlikte kızı Fatıma’nın  yanına gitmiş, ancak  o  sırada Fatıma’nın  üzerinde  tam  tesettürü  sağlayacak  bir  elbise olmadığından  bu  durum  kendisini rahatsız  etmiştir.  Hz. Peygamber  onun  rahatsızlığını fark edince, “Kızım,  sıkıntı  yok;  çünkü bu  iki adamdan  biri  baban, diğeri kölendir” demiştir.

72   Ebu  Davud,  “Cuma” 208-209;  İbn  Ebi Şeybe,  el-Musannef,  I.  446.     

73   İbn  Kudame,  el-Muğni,  ııı.  217-218.     

74   Ebu  Davud,  “Libas”  34; Ebu’t-Tayyib  Muhammed  Şemsülhak  el-Azimabadi,  Avnü’l-Ma’bud,  nşr.  Abdurrahman Muhammed Osman,  Medine  1969,  XI.171. 

75   İbn  Kudame,  el-Muğni,  II.  286. 

76   Ebu  Davud,  “Salat” 84. 

77   Ebu  Abdillah  Muhammed  b.  Ali eş-Şevkani,  Neylü’l-Evtar,  Beyrut  1999,  II.  69.     

78   Fahreddin  er-Razi,  et-Tefsiru’l-Kebir,  XXIII.  207. 

79   Ebu  Mansur  Muhammed  b.  Muhammed  el-Maturidi.  Te’vilatü’l-Kur’an,  nşr.  Halil İbrahim  Kaçar,  İstanbul 

Mustafa Öztürk, Kur’an ve Tarihsellik

You may also like...

Bir Cevap Yazın