Güç Yalnızlığa Çağrıdır

En güçlü olduğumuz an, en güçsüz ve en yalnız olduğumuz andır aslında. Gücümüz yalnız kendimizi ezer, yalnız kendimize geçer böyle zamanlarda nazımız.

Külliyen doğrudur…

Kimselerin gücü yetmez bizi incitmeye, güçlüyüzdür; ama gücümüz incinecek taraflarımız çoktan yok etmiştir, farkında değilizdir bunun.

Gücümüze güç kattıkça asıl gücümüzü, insan taraflarımızı, bir bir kaybederiz. Kendi karanlığımızda hapsolur, dev aynalarında kendimizle konuşuruz böyle zamanlarda. Güç, etrafımızı saran çelik bir zırhtır; bütün seslere sağır, bütün renklere kör bir hayata razı eder bizi. Artık bizden razı olduğu için değil gücümüzün yakıcılığından yıkıcılığından korunmak için yarım ağızla selamlar insanlar bizi. Ve biz, insanın sıcaklığından uzakta, insanı insanlığından ötede; her şeyden ve kendimizden sürgün bir hayata razıyızdır.

Külliyen doğrudur…

Kimselerin gücü yetmez bizi incitmeye; ama güç söylendiği kadar insani, söylendiği kadar imrenilecek bir şey olmayabilir. İncinecek taraflarımızı yok etmişsek ve kimsenin gücü bizi incitmeye yetmiyorsa bu ne demektir biliyor musunuz? Artık kimsemiz yoktur. Bizim için uykularına kıyacak, ansızın aklına gelebileceğimiz ve kulaklarımızı çınlatacak insanlar terk etmiştir bizi. Kahredici yalnızlık çepeçevre sarmıştır hayatımızı. Fuzuli’nin dediği gibidir halimiz;

“Ne yanar kimse ban ateş-i dilden özge
Ne çalar kimse kapım bad-ı sabadan gayrı”

Güç yakıcıdır, önce ona dokunanı yakar sonra da her şeyi. Her şeyi yakmak, yıkmak için onu isteyenler, kendi felaketlerine talip olurlar da, fark etmezler bunu; çünkü güç bir o kadar da parlak ve gösterişlidir. İnsanın gözlerini kamaştırır, gönül gözünü kör eder.

Külliyen doğrudur…

Güçlüyüzdür, kimsenin gücü yetmez bizi incitmeye. Oysa tam da bunu düşündüğümüzde en yalnız ve acınacak haldeyizdir. Necip Fazıl’ın deyişiyle;

“İyi insanlar iyi atlara binip gitmiştir.”

Ve biz yayan yapıldak kalmışızdır. Menziller uzak, atlarımız yorgundur artık. Kendi karanlığımızda ve kendi krallığımızda sıkışmışızdır.

Güce evet demek, ona övgüler düzmek; seslerden uzak, gözlerden uzak, sıcacık dokunuşlardan bir hayata evet demektir. Unutmayın ki; meydanlarda onun için ölmeye yemin eden Almanlar bir sığınakta intihar etmeden çok önce Hitler’i terk etmiştir.

Zeyyat Şahin

You may also like...

Bir Cevap Yazın